Ana Sayfa / Makale / ULUSLARARASI GÜVENLİKTE SİBER SAVAŞ VE SAVUNMA

ULUSLARARASI GÜVENLİKTE SİBER SAVAŞ VE SAVUNMA

ULUSLARARASI GÜVENLİKTE SİBER SAVAŞ VE SAVUNMA

Elif Gürdal*

Temel anlamda güvenlik bireylerin korkusuzca yaşamasını[1] ifade ederken tarih boyunca farklı korkulardan dolayı farklı algılayışa neden olmuştur. Günümüzde de ise güvenlik açlık, kıtlık gibi korkuların  yansıra bilgi, teknoloji, ekonomi, hak ve özgürlük gibi birçok unsurun içinde bulunmazsa olmaz diyebileceği bir tanıma sahiptir. Savunma ise bu bağlamda herhangi bir saldırıya ve tehdide karşı koyma olarak tanımlanmaktadır. Burada belirtilen savunma ise siber saldırılara karşı yapılan savunma, tehdit ise siber anlamda herhangi bir ülkenin, şirketin ya da bireyin zarara uğrayabileceği korkudur. Bu tehdidin ve savunmanın oluşması 21. Yüzyılda teknolojinin bu denli gelişmesi ve bilgi ulaşımının bu denli kolay olmasından dolayı doğal denilecek kadar basit bir hale gelmiştir. Ekonomik olsun ya da olmasın güç için tarih boyunca verilen mücadeleler sonsuz bir döngüye benzetilebilir. Güncel güç mücadelemizin en önemli unsuru artık hızla gelişen teknolojidir. Siber saldırılar, bilgisayar suçları, internet, ağ bağlantıları gibi birçok yeni kavramın ortaya çıkması farklılıklara zemin hazırlamıştır.

SİBER KAVRAMININ ORTAYA ÇIKIŞI

Kelime anlamı olarak sibernetik (güdümbilimi)[2] kelimesinden türeyen bir kelimedir. Bilim kurgu kitaplarında kullanılmaya başlanan ve beraberinde de farklı terimlerin doğmasına neden olan kavram canlı cansız varlıkların  (makineler) arasındaki iletişimi inceleme alanı demektir. İlk kullanan ve isim babası addedilen kişi Fransız matematikçi Louis Couffignal’dır.[3]

Küreselleşen dünyada dinamik olan güvenlik algısı 21. yy ’da kendini çeşitliliği ile göstermektedir. Siber ortam hava, deniz, kara ve uzaydan sonra beşinci boyut olarak bilinmektedir. Bu bağlamda, I. ve II. Dünya Savaşları başta olmak üzere bilinen savaşma ve savunma algısı yerini yeni dünya düzeninde ortaya çıkan yeni tehdit algısı siber güvenlik tanımı ile değiştirmiştir. Teknolojinin hızla gelişmesi bilginin de o hızla yayılabilmesini kolaylaştırmıştır. Fiziksel savaş yerini bir nebze de olsa artık beyin savaşına bırakmıştır denilebilir. Bilginin bu denli üretilebilir olması tarih boyunca şaşırılacak bir unsur olmayabilir ancak bu denli büyük bir hızla yayılabiliyor olması asıl tehditi oluşturmaktadır. Bu yeni tehdit algısına karşı alınması gereken önlemlerin belirlenmesi uluslararası arenada yeni bir alanı ve tanımı zorunlu kılmaktadır. Özellikle ileri teknolojiye sahip ülkeler bu siber dünyayı/ bilgi ağını avantaja kullanabilmek ve kendilerine karşı bu yolla oluşabilecek muhtemel zararları en aza indirgemek ve engellemek için resmi kurumlar oluşturmaktadır. Kendi ülkelerinde siber alanda oluşabilecek yeni tehdide ya da bu bilgi ağında var olan tehditlerin çeşitlenerek artmasına karşın önlemler almaktadırlar. Tedbirlerin yanı sıra siber alanda yapılan faaliyetlerin uluslararası alanda caydırıcılık etkisine sahip olup olmadığı ise tartışılmaktadır.

Kısaca, siber ortam oluşumu soğuk savaş dönemi ortaya çıkan teknoloji destekli ağ sistemlerinden kaynaklanmaktadır. Nükleer tehdite karşın savunma sistemlerini güçlendirmek isteyen ABD merkezli gelişim, ileride internetin oluşu ile bugünkü halini almıştır. E-ticaret, e-devlet  gibi terimler ortaya çıkmıştır. Bütün bu oluşumların neticesinde siber dünya, siber casus, siber güvenlik kavramlarının yanı sıra siber savaş da eklenmiştir ve belki de en önemlisi olmuştur.

SİBER SUÇ KAVRAMI

Bilişim teknolojilerini kullanarak siber uzay ortamında işlenen suçlara denilmektedir. Bilgisayar ortamında işlenen her türlü suçu içermektedir. Bir bilgisayar sistemi bir bilgisayar ağı aracılığı ile oluşturulur. Aslında “siber savaş”adlı kitabında da değindiği gibi Richard Clarke[4] bu alanda bilgisayar destekli silahların da siber savaş ve savunma kapsamına almaktadır. İşte tam da bu nokta da yeni savunma ve saldırma alanı oluşmuştur denilebilir. Kısacası, bilgisayar ağ sistemleri aracılığı ile ağ sisteminin içerisinde veya başka bir sisteme karşı işlenebilen suçlardır.[5]

Siber suç bilişim suçu anlamında kullanılmaktadır. Ancak bilişim suçlarının tek bir bilim sistemi içindeki şekli değil, bilişim sistem ağları vasıtası ile (özellikle internet üzerinden) işlenen suçları içermektedir.[6] Siber suç tanımı Birleşmiş Milletlerce de yapılmıştır. BM’in  Suçların Önlenmesi ve Suçluların Tretmanı Kong­relerinde bilgisayar suçları mevzuatı oluşturulmuştur.[7] Yapılan tanıma göre siber suç bilgisayar ağlarında veya bilgisayar ağlarına karşı gerçekleştirilen her türlü eylem olarak tanımlanmıştır.[8]

Son zamanlarda siber suç (cybercrime) kavramına eş anlamlı olarak yüksek teknoloji suçu  (hi-tech crime) ve e-crime kavramları da kullanılmaktadır. Bilişim suçları özellikle dünya çapında internet ağı nedeniyle bu şekilde ifade edilmiştir.[9] Bu bağlamda bu suçlarla mücadele ederken farklı yargılar devreye girmek durumundadır. İlk zamanlar bilişim suçları klasik suçların bilgisayar ortamında işlenmesi ya da bilgisayar aracılığı ile bu suçların işlenmesi olarak tanımlanmakta iken artık gelişen teknoloji bu tanımın değişmesine neden olmuştur.[10] Böylece eski suç tanımına ek olarak yeni oluşan bilişim suçu kavramı ortaya çıkmıştır. Bunun içinde elbette ki ona has savunma ve yargılama mekanizmaları hazırlanmalıdır. Bu da tartışmalara neden olmaktadır.  Özellikle hukuk alanında yeni yasaların gerekli olması ve yargısal açıdan hangi yolların izleneceği yeni oluşan bu alan için tartışmalı olmaktadır. Bilişim suçları siber ortamda işlenir ve bu da demek oluyor ki herhangi bir ülkenin sınırları içerisinde olamamaktadır. Yani herhangi bir ülkenin yasasına tabi olamamaktadır. Bu da uluslararası alanda ortak bir kararın olmasını gerektirmekte ve tartışmalara neden olmaktadır. Bilişim suçları/ siber suçlar dünyanın herhangi bir yerinden herhangi bir bilgisayar ağı ile gerçekleştirilebilir. Avrupa Komisyonun raporları da bu yöndedir. Ayrıca Avrupa Konseyi de bunun için uluslararası “Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesi”ni hazırlanmıştır. Sözü geçen sözleşme bilgisayar suçları kapsamında yapılan ilk uluslararası sözleşmedir. Sözleşme 2001’de Budapeşte’de imzalanmıştır. Temmuz 2004’te ise yürürlüğe girmiştir.[11] 43 ülkenin imzaladığı sözleşmeyi ABD gibi Avrupa Konseyi üyesi olmayan ülkeler de imzalamıştır. Türkiye ise sözleşmeyi Kasım 2010 ‘da imzalamıştır.[12] Böylece internet üzerinden, siber olarak işlenen suçlar bu sözleşme kapsamında değerlendirilip hüküm verilmeye başlanmıştır.[13]

2012 yılında Avrupa Konseyi tarafından düzenlenen siber suçlar konferansında internet üzerinden işlenen suçlar vurgulanmıştır. Artık bu suç unsurların devletlerin ve şirketlerin yanı sıra bireylerin de etkilemesine neden olduğu için önlemlerin daha da dikkatle alınması gerektiği vurgulanmıştır. Konseyin düzenlediği konferans Kaspersky[14] internet güvenlik şirketi sunumu ile gerçekleşmiştir. Şirketin  2017 verilerine göre ise kötü amaçlı yazılımlar kullanılarak  endüstri şirketlerinin %54’ü  siber saldırıya uğramıştır[15] Böylelikle ulusaşırı suçlardan en yaygını haline gelen siber suçlar ulusararası her aktörü etkilemektedir.

SİBER SAVAŞ

Siber savaşın tanımı George W. Bush, Ronald Reagon, Bill Clinton gibi ABD başkanlarına güvenlik, sanal güvenlik ve milli savunma gibi alanlarda uzmanlık yapan Richard A. Clarke ve Robert K. Knake tarafında Siber Savaş kitabında (2010) şu şekilde yapılmaktadır: “bir devletin başka bir devletin bilgisayar sistemlerine ve ağlarına sızarak hasar veya kesinti yapmak üzere hareket etmesidir.” Teknolojinin ilerlemesiyle savaşa bakış açısı da değişebilmektedir. Teknolojinin oluşturduğu modern dünyada savaşlar artık e-bomba, hacker gibi terimleri de içermektedir. Tarihteki savaşçı mantığı fiziksel açıdan güçlü, kuvvetli ve cesur kişiler anlamına gelirken günümüzde ise bu zeki ve bilgisayar ağ şebekesine sızıp düşman tarafların bilgilerine ulaşabilen ve bu konuda stratejik planlar yapabilen tamamen beyin gücüyle öne çıkan kişilere de dönüşmektedir.

Siber savaş kavramına İsrail siber güvenlik danışmanı İsaac Ben şu şekilde bir yorum getirmiştir: “siber savaşlar klasik savaşlarda verilecek etkiyi verebilecek güçtedir. Bir ülkeyi vurmak istiyorsanız o ülkenin enerji ve su kaynaklarına yönelik siber ataklar düzenlemeniz gerekmektedir. Siber savaşlar bunu tek kurşun bile kullanmadan yapabilmektedir.”diyerek siber savaşın belki de anlaşılması için en iyi örneği sunmuştur[16] Dolayısıyla siber savaşta hedefte ülkelerin enerji, su, gıda, güvenlik, sağlık, ulaşım, haberleşme gibi önem arz eden birimlerin alt yapıları yer almaktadır.

Siber silah kavramında ise karşı tarafa zarar verecek ya da bilgi hırsızlığı yapabilecek her türlü araç bu kapsama girmektedir. Roketin taşıdığı patlayıcı yük, navigasyon sistemleri de bu çerçeveye girmektedir. Nükleer silahların büyük bir caydırıcılık unsuru olduğunu düşünürsek, siber ortamdaki iletişim sistemi, bilgisayar ağı ile pekiştirilmiş silahlar yeni dünya savaşlarını, siber savaşın önemini göstermektedir. Örnek verilecek olursa siber savaşta hedef alınan bölge ya da ülkenin gizli bilgilerine ulaşabilir, trafik sistemi çökertilebilir, barajlarının kapakları açılabilir, resmi kurumların resmi internet siteleri çökertilebilir, bankaların verileri alınabilir.

Siber savaş teknolojisinde ABD liderler arasındadır denilebilir. ABD ordusu siber savaş için de geliştirilmektedir. ABD yeni nesil silah denilen icatlar yapma konusunda çok heveslidir. CHAMP füzesi bu gelişmelerden biridir. Füzenin önemi kullanıldığı bölgede güçlü mikrodalga ışınları yayarak elektrik şebekesini ve bilgisayar ağı içeren her türlü sistemi çökertmesidir. Bu ölümlere neden olmaması ancak etkisinin elektriğe bağımlı dünya diyebileceğimiz bir dönemde etkili olmasından dolayı siber savaşın savunmasının da bir o kadar zor olacağı anlamına gelmektedir. CHAMP, Boeing tarafından tasarlanmıştır ve yetkilisi Keith Coleman, “Bu füze, modern savaş alanlarında yeni bir döneme işaret ediyor… CHAMP, bir gün düşman daha ilk uçağını veya askerini bile harekete geçiremeden düşmanın elektronik ve veri sistemlerini devre dışı bırakabilir.” demiştir.[17]

Savaş mantığının klasik savaş ortamından kaydığı göz önünde bulundurulursa devletlerin ordu mantığı da değişmiştir diyebiliriz. Teknolojik ilerlemeyi diğer ülkelere oranla önceden takip eden ülkeler ekonomik anlamda sahip oldukları gücün de etkisiyle siber saldırılara hedef konumunda olabilmektedirler. ABD dönem başkanı George W. Bush’un sanal danışmanı olan Clarke’in hem kamuoyuna yaptığı konuşmalarında hem de kitabında siber savaşın ciddi boyutuna değinmiştir ve siber orduların oluştuğu gerçeği vurgulanmıştır. Silahların sadece klasik anlamda olmadığı bilgisayar destekli füzelerin de artık bilişim teknolojisinden elde edilen tüm nimetlerin sonucunda oluştuğu da bir gerçektir.

İsrail’in Gazze saldırılarının yoğunlaştığı dönemde Anonymous adlı hacker grubu, İsrail devletine karşı 2012’de OpIsrael adlı siber savaş ilan etmiştir. Bu da siber savaşın uluslararası çatışmalardaki alanının genişliğini göstermektedir. Bahsi geçen hacker grubu İsrail resmi sitelerine ve önemli ağ şebekelerine saldırmıştır. Gazze’de ölen çocukların videolarını ve resimlerini bu sitelerde yayınlamış ve bir an önce saldırıların durması gerektiğini söylemişlerdir.[18] Birçok İsrail web sayfasını çökertmişler ve yine bir çok yöneticinin mail adreslerine ve bilgilerine ulaştıklarını bildirmişlerdir. Anonymous hacker grubunun Türk bakanlık sitelerine saldırdığı da bilinmektedir.

ÜNLÜ SİBER SALDIRILAR

T.C. Başbakalık Devlet Planlama Teşkilatı tarafından yayınlanan Bilgi Toplumu Stratejisi çalışmasında yayınlanan TÜBİTAK – Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’ne (UEKAE)[19]  resmi sitesine göre zararlı yazılımlara Morris Solucanı, Back Orifice, Meliss, I.love.You, Code Red, Nimda, Blaster,Slammer, Sesser, Zeus, Conficker, Stuxnet, Duqu, Flame gibi örnekler verilirken, siber suç, casusluk olayları için Titan Yağmuru, GhostNET, Aurora Operasyonu, Wikileaks gibi örnekler gösterilebilir.

Siber savaşlara örnek olarak ise;

Çöl Fırtınası Operasyonu: Körfez savaşı sırasında Hollandalı korsanlarca yapılmıştır. Pentegon bilgisayar ağına sızılmış ve askeri personel bilgilerine ulaşılmıştır.

Ay Işığı Labirenti: 1998’de gerçekleşmiştir. Pentegon, NASA, Enerji bakanlıkları ve bazı üniversitelere yönelik bir siber savaştır. Gizli askeri bilgiler çalınmış ve ABD bu saldırının arkasında Rusya’nın olduğunu dile getirmiştir.

NATO Kosova Krizi: Kosovo krizi esnasında NATO uçaklarının Çin büyükelçiliğini vurması ve bunun kaza ile olduğunu söylemelerinin ardında Çin kızıl hacker ittifakı oluşmuş ve NATO, ABD askeri resmi internet sitelerine siber saldırıda bulunmuştur.

Estonya Siber Savaş: Sovyetler Birliği’nin Nazi işgali sırasında birlikte olduğu Estonya’nın Sovyetler Birliğine hitaben yaptığı Estonya’daki heykelin 2007’de  kaldırılması Rusya tarafından kınanmıştır. Ülkede Rusya yanlıları tarafından ayaklanmalar olmuş ve bunun neticesinde devlet internet sayfalarına saldırılar yapılmıştır. Estonya  dünyada en çok internete dayalı olarak çalışılan ülkelerdendir[20]

Gürcistan Siber Savaş: 8 Ağustos 2008’de bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya topraklarına Gürcü birliklerce girilmesi ardından Rusya Gürcistan’a savaş açmıştır. Bu tarihten önce zaten var olan siber savaş daha da yoğunlaşmıştır. Saldırılar Gürcistan Devler Başkanı Mihail Saakişvili’nin resmi internet sitesine yapılmıştır. Bazı site içerikleri değiştirilmiş çoğu ise engellenmiştir.[21]

SİBER SAVUNMA

Siber savaş geleneksel savaş mantığından önce gelir. Çünkü bu geleneksel savunma sistemleri yok edilmeden önce hava savunma radar ve füze sistemeri siber uzaydan  yok edilmesi kolaydır. Bu bakımdan ilk hedef olması savunmada öncelikli konuma sokmaktadır.[22] Her an saldırı ihtimalinin yüksek olması istikrarsız bir savaş ortamını göstermektedir. Bu bağlamda birebir savaş meydanında kapışma olmaksızın gerçekleşen siber savaş klasik savaştan daha tehlikelidir.

İnternet ABD savunması için yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Bulunduğu ilk günden beri internetin savaşta kullanıldığı bir gerçektir. Özellikle istihbarat üzerine çalışanlar için bu büyük bir velinimettir. George W. Bush yönetime geçtiği zaman internet üzerinden istihbaratın önemini bilmektedir. USSTRATCOM adı verilen bir stratejik komutanlık oluşturulmuştur. Nükleer  birliklere yetki verme gücüne sahiptir ve 2002 yılında siber savaş konusunda da yetki verilmiştir.[23] Hatta Hava Kuvvetleri Siber Uzay Operasyonları Görev Gücü direktörü şu açıklamayı yapmıştır: “siber uzayda savunmadaysanız geç kaldınız. Siber uzayda baskın değilseniz, başka alanlarda baskın çıkamazsınız. Gelişmiş bir ülkeyseniz ve siber uzayda saldırıya uğrarsanız, yaşamınız anında durur.”[24] Siber uzaya bağımlılığı diğer ülkelere oranla ABD’de daha fazladır saldırı altında kalma ihtimali de bir o  kadar yüksektir.

ABD’nin savunma yönünde bu atılımların yanı sıra ekonomik anlamda hızla büyüyen Çin de takip ettiği teknolojide geri kalmayıp siber uzayda savunmasını güçlendirmiştir. Yapılan ünlü saldırıların ardında Çin’in çıkması siber savaşın ne kadar önemli olduğunu bildikleri anlamına gelmektedir. Çin siber savunma için ise vatandaşlardan hacker grupları oluşturmuştur. ABD bilişim, yazılım ve donanımları üzerine siber casusluğa girişmiş, kendi siber uzaylarını savunmak için birçok adım atmış, siber savaş için askeri birlikler oluşturulmuş, ABD altyapısına lojik bombaları yerleştirmişlerdir.[25]

Her ülke’nin az ya da çok siber savunmaya yönelik çalışmaları vardır. ABD, Rusya, Çin, İngiltere, İran, Kuzey Kore gibi ülkeler bu savunmaya yoğunluk vermiştir. Türkiye de bu gelişmeleri takip etmektedir. Bilişimde önde üniversiteler bu alana yeni nesilden gençler yetiştirmektedir.  Örnek verecek olursak NATO merkezinde siber savunma bölümü kurucusu bir  ODTÜ mezunu bir Türktür.  Süleyman Anıl, NATO’nun siber savunma bölümünü kendisinin kurduğunu, kendisi ile bölümün geliştiğini ifade etmiştir.[26]

ABD, Fransa, İngiltere gibi NATO üyesi ülkelerin siber güvenlik birimleri mevcuttur. Bu durum ise NATO üyesi olan Türkiye için ise yeni atılım yapılmış bir gelişmedir. Türk Silahlı Komutanlığı Karargah bünyesinde 2012’de Muharebe ve Siber Savunma Komutanlığı kurulmuştur.[27] Komutanlığın amacı post-modern bir savunmaya uyum sağlamak ve oluşan bu yeni tehdit unsuruna karşı güçlü kalabilmektir. Son halinde Muharebe Elektronik bilgi Sistemleri ve Siber Savunma Komutanlığı ismini almıştır. Komutanlık 2012 yılında NATO’nun Belçika’daki Siber Güvenlik tatbikatına katılmış ve başarılı olmuştur[28] Türkiye’yi TÜBİTAK BİLGEM Siber Güvenlik Enstitüsü temsil etmiş ve 25 uzman görevlendirilmiştir. Tatbikatın ana konusu NATO ve üye ülkelerin önem arz eden birimlerine yapılan olası siber saldırılara yöneliktir.[29]

Savunmada oluşan zorluk ise savunma yapılacak olan alanın belli bir coğrafyasının olmamasıdır. Sadece bilgisayar sistemleri üzerinden yapılan bir savunma olması her an tetikte olmayı daha da önemli kılmaktadır. ABD, Rusya, Çin gibi siber alanda çalışmaları yoğun şekilde devam eden ülkeler ve ülkemiz bu savunmadaki zorluğun farkındalığı ile birimlerini oluşturmuş ve geliştirmek için genç nesilleri teşvik etmektedir. Herhangi bir bilgisayar düzeneği ve birbirine bağlanabilir kabloların olduğu ortam olarak sınır belirlenmektedir ve ülkelerin bu farklı savunma sistemini oluşturması büyük çaba, beyin gücü ve yatırım gerektirmektedir.

SONUÇ

Devletler kurumsal olarak giderek bilişim sistemine daha da bağımlı olmaktadır. Bu bağımlılık ve bundan kaynaklı önemi tehditleri arttırmaktadır. Bilişimdeki gelişmeler ve siber alanın oluşması ile yeni bir suç alanı oluşmuş ancak hukuki alanda belirli bir coğrafyası ya da belirli bir hukuksal düzeneği olmaması çeşitli tartışmalara neden olmaktadır. Uluslararası suç kategorisinde büyük bir paya sahip olan siber suçlular yargılanma sisteminde henüz oturmamış bir hukuksal mekanizmada boşluktan yararlanmaktadır. Yapılması gereken öncelik kurumların siber savunmalarını arttırmaları ve siber suçlar için ulusal yargı mekanizmalarını güçlendirmeleridir. Üniversitelerde teknolojik ve bilgisayar sistemlerine öncelik veren bölümlere teşvik arttırılmalı ve kalifiyeli eleman yetiştirilmelidir. Uluslararası boyutta devletlerin siber suç konusundaki sözleşmeleri katılımları arttırılmalıdır. Bazı menfaatlerden dolayı bu suçlulara göz yumulması sınırı olmayan bu alanında mücadeleyi zorlaştırmaktadır. Ekonomik bakımdan zayıf olan devletlere teknolojik destekler sağlanarak başka bir mücadele kapısı açılabilir. Bu bakımdan henüz bölgesel sayılabilecek hukuksal gelişimler vardır ancak siber mücadele küresel bir tanımdır ve devletlerarası işbirliği elzemdir.

[1]http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5a6894b87a3d61.12367824.

[2]http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5a6894c0edeab8.45015196.

[3] Louis Couffignal, Electronic Calculating Machine, United States Patent Office,Paris, 1954, ss.1-2.

[4]R. Clarke – R.K. Knake, Siber Savaş, çev. Murat Erduran, İstanbul, İKÜ yayınevi, İstanbul, 2010.

[5] İsmail Ergün, (2008). Siber Suçların cezalandırılması ve Türkiye’de Durum, Adalet Yayın, Ankara, 2008, s.15-16.

[6]A.C. Yenidünya – Olgun Değirmenci, Mukayeseli Hukukta ve Türk Hukukunda Bilişim Suçları, Legal Yayınevi, 2003, s.33.

[7] A/RES/45/121 (14.12.1990).

[8] Marco Gercke, Understanding cybercrime: Phenomena, challenges and legal response, ITU, September 2012.

[9] Ali Karagülmez,  Bilişim Suçları ve Soruşturma-Kovuşturma Evreleri, Seçkin yayın, Ankara 2011 s.40.

[10] M. Hatcher, et al. ComputerCrimes, AmericanCriminalLawReview, vo.36 no.397. s.398-399, 2001.

[11] ETS 185 – Convention on Cybercrime, 23.XI.2001.

[12] TBMM Dış ilişkiler Komisyon Raporu, 1/676.

[13] Türkiye Bilişim Derneği, Türkiye Sanal suçlar Sözleşmesini İmzaladı, Bilişim Kültür Dergisi 38. Yıl, sayı 127, s.12.

[14] https://www.kaspersky.com.tr/.

[15] ICS WHITE PAPER, KASPERSKY, the State of Industrial Cybersecurity 2017.

[16] http://www.bilgiguvenligi.gov.tr.

[17] CAPS In-Focus, 29 May 2015, Gp Capt PA Patil Senior Fellow, CAPS.

(Detaylı bilgi için: http://mil-embedded.com/news/raytheon-emp-missile-tested-by-boeing-usaf-research-lab/ ,http://www.ntvmsnbc.com, http://edition.cnn.com/2017/12/07/us/air-force-champ-north-korea-missiles/index.html)

[18] https://www.youtube.com/watch?v=D9B15RqeY8k,

[19] 2005 yılında ülkemizin bilgi ve iletişim teknolojilerinden etkin olarak yararlanması ve bilgi toplumuna dönüşmesi ile ilgili uygulanacak stratejiler T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından yayınlanan “Bilgi Toplumu Stratejisi” adlı çalışmada belirlenmiştir. Bu çalışmanın 88. Maddesi sorumluluğunun TÜBİTAK – Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’ne (UEKAE) verildiği Ulusal Bilgi Sistemleri Güvenlik Programından oluşmaktadır.

[20] Clarke – Knake, a.g.e., s.13

[21] http://www.bilgiguvenligi.gov.tr

[22] Clarke – Knake, a.g.e., s.23

[23] USSTRATCOM, http://www.stratcom.mil/Media/Factsheets/Factsheet-View/Article/960492/us-cyber-command-uscybercom/.

(Detaylı bilgi için: http://www.stratcom.mil/Media/News/News-Article-View/Article/983475/cyber-and-space-symposium-explores-challenges-opportunities/)

[24] Clarke – Knake, a.g.e., s.29

[25] Clarke – Knake, a.g.e., s.29

[26] http://www.natoexhibition.org/people/002000-anil

Buksur, 2012, CNBC-e BUSINESS, Süleyman Anıl ile Röportaj.

[27]http://www.kkk.tsk.tr/Siniflar/Mebs.aspx.

[28] E. Akdağ, ”TSK’dan Siber Savunma Yapılanması”, Aksiyon Dergisi, Aralık 2012,  s.942.

[29] http://bilgem.tubitak.gov.tr/tr/haber/tubitak-bilgem-nato-siber-savunma-tatbikatina-katildi.

* Süleyman Demirel Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Avrupa Birliği Çalışmaları Alanı Doktora Öğrencisi, elfgurdal@gmail.com.

Sodip Uyarı: Yazılar kişisel görüşleri yansıtır. Kurumları bağlamaz.

About yazar

Buna gözatmalısın

Khashoggi’s Disappearance Belies Saudi Reform Narrative

Emile Nakhleh The disappearance and possible murder and dismemberment of Jamal Khashoggi lay bare the …