Ana Sayfa / Bölgesel Araştırmalar / ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI / TERÖRİST SALDIRI MI? YOKSA UZMAN BİR SÜİKAST MI?

TERÖRİST SALDIRI MI? YOKSA UZMAN BİR SÜİKAST MI?

TERÖRİST SALDIRI MI? YOKSA UZMAN BİR SÜİKAST MI?

Yazar: Serkan YILDIZ

 

17 Temmuz günü Erbil’de Türk Diplomat Osman Köse hain bir suikast sonucu şehit edild’.

Bu haber beni şaşırtmasının yanında Ankara’da bir dönem (Sanırım 2016 Haziran’ı) Osman Köse ile tanışmış olduğumu hatırlamak daha da üzmüştür.  Adıyaman / Kahta’nın yetiştirdiği bir çok “kaliteli” insandan biriydi kendisi…

Olayın tüm duygusal travmalarını bir kenara bırakıp, profesyonel bir gözle, bir kaç gündür görsel ve yazılı medyada çıkan haberler neticesinde bazı sentezlerde bulunmak istiyorum.

İlki, suikastın gerçekleştiği bölge / lokasyon? Burada ciddi bir soru işareti uyanıyor kafamda. Çünkü orası Erbil… Öyle elinizi kolunuzu sallayarak belinizde “susturuculu” silahla gezemezsiniz. Kaldı ki sadece bu eylemi yapanlar değil en kıdemli istihbaratçı bile o bölgede böyle bir durumla baş başa kaldığında tedirgin olur. Diken üstünde yürür. Ve o atmosfer, insanın üzerine üzerine çöker. Erbil, jeopolitik olarak kritik bir yer olması dışında şu anda mevcut Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminin (IKBY) başkentidir. Ve bu konuda, o şehir sınırları içerisinde herhangi bir “terörist eylem” gerçekleşmemesi için sorumlular ve kolluk kuvvetleri çok hassas çalışmaktadır. Erbil, bölgenin “cazibe merkezi” olmaya aday kentiyken buna bu şekilde izin verilmesi bir tek şeyi gösteriyor? “O bölgede, o kadar korunaklı ve septik bir lokasyonda böylesine bir eylemi gerçekleştirmek için mutlaka ama mutlaka profesyonel olmanız gerekmektedir.”

İkinci parametremiz, suikastın gerçekleştiği şekil (Uzmanlar buna “Anomnezi” der). Erbil’in en işlek bölgelerinden birinde bulunan ve oldukça lüks sayılabilecek bir restoranda gerçekleştirilen “susturucu” kullanılan ateşli silahla sonlandırılmış eylem. Size şöyle tarif edeyim: Bunun terörist bir eylem olduğunu kabul etsek bile (ki ben etmiyorum) orta sınıf ya da ikinci sınıf “gerilla eğitimi” görmüş hiçbir terör örgütü üyesi bunu yapamaz. Başaramayacağından demiyorum. Yapamaz. Yetenekleri ve aldığı eğitim burada yetersiz kalır. Ne kadar eğitime tabii tutarsanız tutun, belli bir disiplin almamış hiç bir uzman o kadar işlek bir yerde, o kadar revaçta olan bir restoranda içeri girip elini kolunu sallayarak ateş edemez. Hadi etti diyelim. Hedef kim? Rahmetli Osman Köse kardeşim mi? Peki orada ölen Neriman Osman ve Beşdar Ramazan kim? İşte burada suikastın “anomnezine” baktığımızda şunu görürüz: “Bu tarz suikast şekillerinde -ana hedef- dışında çevreden – oradan – buradan – yan masadan bir kaç canlı hedefi daha gayri faal duruma getirirsiniz ki -uzman suikast- iddiasından kurtarırsınız.” 

Üçüncü maddemiz ki bence kırılma noktası: “Suikastçıların Profilleri”. Bu tip suikast şekillerinde 3 kişi ile oraya o eylemi gerçekleştirmeye gitmeniz “kesinlikle” ama “kesinlikle” sizlerin profesyonel olduğunu gösterir. Neden 3 kişi? Hemen açıklayayım: İlk kişi, “Gözcü” dediğimiz tekniği uygular. “Erkete” de denir halk arasında. Ve o içeriye daha önce girip planı kuran kişidir. Diğer iki kişiden biri “muhakkak suikastçıdır”, yani ilk tetiği çekecek kişi… Diğer üçüncü kişi peki? O ise “yedek muhakkak suikastçıdır“. Öyle ya; silah bu, tutukluk yapar, ateş almaz, hatta adamın kafasına meteor bile düşebilir. İşte o sırada o üçüncü kişi devreye girecektir. Çok uzun zamandır planlanmış bir operasyon olduğu ve bu operasyonu planlayanların profesyonel olduğunun ap açık göstergesidir bu.

Reklam

Medyada bir kaç kaynağa göre “Muhakkak Suikastçı” iki eliyle, susturucu takılı silahlarla ateş etmiştir. Abdullah Ağar’ın yazdığı gibi bu “kesinlikle profesyonellik” isteyen bir iş değildir. Kısa bir eğitimle bunu siz de başarabilirsiniz. Buradaki soru şu olmalı: İki elinde susturuculu silah bulunan bir adam, lüks ve işlek bir restorana girerek o silahları çıkarıp, ana hedef dışında diğer iki canlı hedefe de ateş etmeye kadar geçen sürede ve o eylemin gerçekleştiği anda ve 10 – 20 saniye sonrasında “nasıl bir soğukkanlılıkla” bulunduğu yerden ayrılabiliyor? Bunu dağda – bayırda – kampta eğitim almış bir gerilla yapabilir mi? O restoranda hiç koruma, sivil kolluk kuvveti ya da ne bileyim öğlen yemeğini yemeye gelmiş bir bekçi de mi bulunmuyor? Mutlaka ki vardır… Ancak gördüğü sahne sonrası nutku tutulmuş olmalı ki, ısırdığı lokma bile ağzından düşüyor. Böylesine şaşırtıcı bir eylemi sıradan bir terörist yapabilir mi? Ya da civardaki diğer insanlar… Onların gözlerinden bu gerçekleşen sahneye baktığınızda siz ne yaparsınız? Ya da ne düşünürsünüz? Bir film sahnesi gibi; yemeğinizi yiyip arkadaşınızla sohbet ediyorsunuz… İçeriye 2-3 kişi giriyor… Girenlerden biri adımlarını atarken iki tane susturuculu yarı otomatik silah çıkarıyor ve ateş etmeye başlıyor. Sonra elini kolunu sallayarak çıkıp gidiyor. James Bond filmleri gözünüzün önüne geldi değil mi? Evet ben de öyle düşünüyorum. Ve bu eylemin kesinlikle “bir istihbarat uzmanı” tarafından gerçekleştirildiğini iddia ediyorum. 

Bu kanlı eylemin bir terör eylemi olmadığını düşündüren bir kaç tane de siyasi – ideolojik alt yapı da var kafamda… ABD Büyükelçisinin ziyareti, S-400 alımları ve MÜRTED Hava Üssüne inmeleri… ABD’nin yaptırımları, ABD’nin tehditleri ve ABD’nin bu tip eylemleri dünyanın her yerinde kolaylıkla gerçekleştirebileceğini (geçmişte gerçekleştirmiş olanları) biliyor olmam…  Diğer yandan olası bir ihtimal dâhilinde olan PKK eylemi… Ki, bu operasyon başka bir yerde olsaydı ilk şüpheyi onlar toplardı, ama orası Erbil… PKK’nın pek de rahatlıkla nefes alıp veremeyeceği bir bölge… Kolay değil orada böylesine bir eylem yapabilmesi.

Aslında tüm soruların cevapları burada ama bakmakla – okumak arasındaki farkı bilmek önemli…

Korkulan konu ise; yurt dışında gerçekleşen bir Türk Diplomata karşı yapılan bu eylemin 25 yıl sonra tekrar etmesi… Ve ASALA’nın geçmişte spesifik olarak Türk Diplomatlara karşı giriştiği eylemler örnek alınarak – bahane edilerek, diğer başka Türk Diplomatlara yönelmesi.

Acil önlemler alınması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu “korkulanın” tekrar başımıza gelmeyeceğini düşünmek sadece “ahmakların” düşeceği bir hata olur.

About admin

Buna gözatmalısın

HÜRMÜZ SALDIRILARI İRAN’DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SİNYALİ Mİ?

Ortadoğu analisti Hasan Mesut Önder, tanker saldırı sonrası ısınan Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler üzerinden değerlendirmede bulunuyor. …

Bir Cevap Yazın