Ana Sayfa / Yorum / İNGİLTERE VE RUSYA ARASINDAKİ CASUS KRİZİ NEREYE GİDİYOR ?

İNGİLTERE VE RUSYA ARASINDAKİ CASUS KRİZİ NEREYE GİDİYOR ?

İngiltere ve Rusya Arasındaki Casus Krizi Nereye Gidiyor?

Polat Üründül

Rus kökenli MI6 ajanı Sergey Skripal’in sinir gazı kullanılarak zehirlenmesi İngiltere ve Rusya arasında diplomatik kriz yaratmıştır. İngilizler saldırının Rusya tarafından gerçekleştirildiğinde ısrar etmekte, Rusya ise iddiaları yalanlamaya devam etmektedir. Aslında bu saldırının kim tarafından gerçekleştirildiği tartışmaya açık bir konudur. Özellikle akademisyenler bu konuda yorum yapmaktan henüz kaçınmaktadırlar, çünkü bu saldırının Rusya tarafından gerçekleştirildiğini iddia etmek için daha geçerli kanıtlara ihtiyaç duyulmaktadır. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ), İngiltere’ye gelerek ajan Skripal ve kızının zehirlendiği maddeyi inceleyecek olsa da, Rusya’nın incelemeler ne sonuç verirse versin saldırı iddialarını kabul etmeyeceği çok açık bir şekilde ortadadır. Skripal ve kızının İngiliz topraklarında ve İngiliz koruması altında yaşıyor olması sebebiyle, saldırının Ruslar tarafından kimyasal gaz kullanılarak düzenlenmiş olma ihtimali hem İngiltere’nin egemenlik haklarını hem de uluslararası anlaşmaları ihlal eder niteliktedir.

İngilizler Neden Rusya’dan Şüpheleniyor?

Skripal vakası Rusya için yeni bir vaka değildir. Skripal , 2004’te Rus hükümeti tarafından bazı gizli bilgileri İngiliz istihbaratı MI6’e iletmekle suçlanmış, ancak ‘takas edilerek’ 2010’da İngiltere’ye sığınmıştır. İngiltere’nin Rusya’yı suçlamasının en büyük sebeplerinden biri, Rusların daha önce benzer saldırılara girişmiş olmasıdır. İkinci olarak, askeri bir sinir gazı olan Noviçok’un geçmişte Sovyetler Birliği’nde üretildiği bilinmektedir. Noviçok’un İngiltere’ye getirilerek devlet dışı bir aktör (terör örgütü vs.) tarafından bu şekilde kullanılabilmesine ise imkansız gözüyle bakılmaktadır.

İngiltere ve Rusya’nın Birbirlerine Karşı Uyguladıkları Yaptırımlar

İngiltere 23 Rus diplomatı ülkelerinden sınır dışı etmiş, bu yaz Rusya’da gerçekleştirilecek Dünya Kupası müsabakalarına üst düzey devlet yetkililerini göndermeyeceklerini açıklamış ve vatandaşlarına da bu konuda uyarılarda bulunmuştur. Rusya ise karşılık olarak beklendiği gibi “eli ağır” bir tepki vermiş, 23 İngiliz diplomatın sınır dışı edileceğini, St. Petersburg’daki İngiliz Konsolosluğu’nun açılış izninin iptal edilmesini ve ülke genelindeki British Council ofislerinin kapatılacağını açıklamıştır. Bu hafta içine kadar Rusya’dan yeterli bir cevap alınmaması halinde, İngilizlerin adada yaşayan ve varlıklarını Kremlin’e borçlu olan Rus zenginlerin varlıklarına el koyabilecekleri söylenmektedir. Rusya’nın ise karşı karşıya kalacağı yeni yaptırımlara daha sert karşılıklar vermesi muhtemeldir.

Komplo Teorileri, Saldırının İç ve Dış Dinamikleri

İngilliz gazete ve televizyon kanallarına göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in (iddia edildiği şekilde) bu saldırıyı düzenleme sebeplerinden birisi ülkesindeki seçimlerdir. Rusya’da Putin’in kazanmasına kesin gözle bakılsa da, seçimin dünya kamuoyu tarafından meşru görülebilmesi adına seçime katılım oranının önemi büyüktür. Rusya bu konuda deyimi yerindeyse seferberlik ilan etmiş ve halkını ilgi çekici kampanyalarla sandığa çağırmıştır. Ancak İngilizler, Rusları sandığa götürmek için yapılan çağrıların yetersiz kaldığını; Kremlin’in bu saldırıyı azlettirdiğini ve böylece halkına “Rusya’ya komplo kurulmaya devam ediliyor” mesajı vererek oy verme işlemine katılımın artmasını sağlamaya çalıştığını iddia etmektedirler. Buna benzer bir iddiaya göre ise Brexit sürecinde iyice ‘zayıf görünen’ İngiltere’nin, bu saldırı sonucunda daha da küçük düşürülmesi ve batı toplumundaki ayrılıkların derinleştirilmesi amaçlanmıştır.

İşçi Partisi’nin Konuya Yaklaşımı

İngiltere’deki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn; konuyla ilgili olarak saldırıdan dolayı Rusya’yı suçlamak için daha yeterli kanıtların elde edilmesi gerektiğini, Theresa May ve hükümetinin aceleyle hareket ettiğini ve Ruslara verilmesi gereken yanıtın daha “ölçülü” olabileceğini  belirtmiştir. İşçi Partisi destekçileri ise Theresa May’in Rusya’yı içeride ve dışarıda elini güçlendirmek için suçladığını iddia etmektedirler. Binaenaleyh, bazı anketlere göre iktidardaki Muhafazakar Parti ve muhalefetteki İşçi Partisi’nin aralarındaki oy farkı yüzde 3’e inmiş, halk arasında Theresa May’in Brexit sürecindeki performansına yönelik hoşnutsuzluk gitgide artmıştır. Buna rağmen Muhafazakar Partili yöneticiler oy oranlarıyla ilgili sıkıntıları olmadığını ve Theresa May’in popülerliğini koruduğunu iddia etmektedirler. Ancak geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve Çekoslovak kökenli eski bir Sovyet ajanının iddialarına dayandırılan bir haberde Jeremy Corbyn’in eski komünist rejime bilgi aktardığı iddia edilmiştir. Bu haberlerin üzerine böyle bir olayın yaşanması, Corbyn’in yükselen popüleritesini ciddi manada sekteye uğratabilir. Ayrıca son anketlere göre İngiliz halkının Theresa May’in Rusya’ya karşı yaklaşımını Corbyn’inkine kıyasla daha çok benimsedikleri görülmektedir.  Dolayısıyla yaşanan kriz, Theresa May’e iç ve dış politikada daha fazla güç kazandıracaktır.

Bundan Sonra Ne Olacak?

İngiltere, Rus diplomatların sayısını azaltma kararının ardından buna benzer başka adımlar da atabilir. Eğer Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü İngilizlerin beklediği yönde bir rapor verirse Rusya’nın Londra Büyükelçisi sınır dışı edilebilir, karşılık olarak İngiliz Büyükelçisi ülkeye çağrılabilir ve karşılıklı ilişkiler tamamen dondurulabilir. İngilizlerin Rusya’ya karşı atabileceği diğer adımlar ise şunlardır: Russia Today’in yayın haklarına son verilmesi, Rusların Britanya’da kara para aklamasına yönelik engelleyici düzenlemeler, AB’nin Ruslara karşı uyguladığı yaptırımların genişletilmesini sağlamak, Rusya’nın teröre yardım eden ülkeler arasında olduğunu ilan etmek ve Putin ile ilgili yolsuzluk dosyalarını açığa çıkarmak. Özellikle HMS Trechant isimli İngiliz nükleer denizaltısının tatbikat amaçlı bulunduğu Kuzey Buz Denizi’nde buzulları kırarak yüzeye çıkmasıyla filizlenen ‘Soğuk Savaş’ beklentilerinin çok da mantıklı olmadığını bilmek gerekir. Soğuk Savaş konsept olarak bir “sistemler” mücadelesidir, ve İngiltere’nin böyle bir ortamda yeni küresel aksiyonlara vesile olacak gücü bulunmamaktadır.

Değerlendirme

İngiltere ve Rusya arasında yaşanan kriz, halihazırda sıkıntılı olan İngiliz-Rus ilişkilerinin daha da gerilemesine yol açabilir. Kriz aynı zamanda İngiltere’nin Avrupa Güvenliği ve NATO konusunda daha aktif bir politika izlemesi için teşvik rolü görebilir. AB ve NATO’nun da bu konuda İngiltere’nin liderliğine değil ancak işbirliğine ihtiyaç duyacağı açıktır. İngilizlerin Rusya’ya yönelik atacağı adımlar ne kadar fazla olursa, Rusların vereceği karşılık o kadar sert olabilir. Bu durum ise “gelecekteki ilişkileri” konusunda henüz birbiriyle anlaşamamış AB ve İngiltere’yi birbirine daha da yaklaştıracaktır. ABD ise İngiltere üzerinde nüfuzunu arttırarak, İngilizler için her zamankinden daha önemli bir müttefik olmayı sürdürecektir

SoDip Uyarı: Yazılar kişisel görüşleri yansıtır; kurumları bağlamaz.

About admin

Buna gözatmalısın

Türk-Macar Ortaklığının Arka Planı

Dr. Erjada Progonati   Türk-Macar Ortaklığının Arka Planı Devletler dış politika uygulamalarında dikkat çekmemek, dirençle …

Bir Cevap Yazın