Ana Sayfa / Bölgesel Araştırmalar / ASYA PASİFİK ARAŞTIRMALARI / Çin Politikalarının Kafkasya’daki Partneri: Gürcistan

Çin Politikalarının Kafkasya’daki Partneri: Gürcistan

Çin Politikalarının Kafkasya’daki Partneri: Gürcistan

Diren ŞAHİN*

Uluslararası sistemin yapboz parçalarından birini oluşturan devletlerin jeo-politik konumları, kendi stratejilerini belirlerken dikkate aldıkları temel kriterlerin başında geldiği gibi, diğer devletlerin de onlar üstündeki stratejilerini belirlerken göz önünde bulundurdukları unsurların başında gelmektedir. Bu doğrultuda Eylül 2013 tarihinde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in açıkladığı, “Yeni İpek Yolu Projesi” olarak da nitelediğimiz, “Bir Kuşak Bir Yol” projesi, ülkeler üzerindeki kurgulanan bu stratejilerin gerçekten de incelikle düzenlendiğini gösteren bir nevi kanıt durumundadır.[1] Asya, Avrupa ve Afrika’da altmışın üzerinde ülke ve dört milyondan fazla insanı etkileyecek olan bu proje; “İpek Yolu Ekonomik Kemeri” tabiri ile bir taraftan Orta Asya, Rusya ve Güney Kafkasya’yı etkileyecek biçimde Çin’i Avrupa’ya bağlayan demiryolu bağlantılarının kurulmasını ve güzergâh üzerindeki ülkelerin karayollarının iyileştirilmesini amaçlarken; diğer taraftan “21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” tabiriyle de Çin’den Akdeniz vasıtasıyla Avrupa’ya ulaşacak bir deniz yolu rotasını hedeflemektedir.[2] Bir nevi Çin’in yeni ekonomik diplomasi girişimi olarak değerlendirilen bu projenin oluşturmayı hedeflediği altı adet ekonomik koridor bulunmaktadır. Bu koridorlar:

  1. Çin-Moğolistan-Rusya ekonomik koridoru
  2. Yeni Avrasya kara köprüsü ekonomik koridoru
  3. Çin-Orta Asya Batı Asya ekonomik koridoru
  4. Çin-Pakistan ekonomik koridoru
  5. Bangladeş-Çin Hindistan-Myanmar ekonomik koridoru
  6. Çin-Endonezya ekonomi koridoru

olarak sıralanmaktadır.[3]

Bu koridorlardan “Çin-Orta Asya-Batı Asya ekonomik koridoru”nda yer alan Güney Kafkasya Bölgesi, gerek Hazar Denizi ile Karadeniz arasındaki stratejik bir bölgede konumlanmasından ötürü, gerekse kritik güvenlik geçişlerini elinde bulundurması nedeniyle oldukça dikkat çekmektedir.[4]  Bölge ülkeleri arasında, jeo-politik konumu neticesiyle bir adım öne çıkma potansiyeline sahip olan Gürcistan, özellikle ipek yolu projesi açısından, Çin ile Avrupa arasındaki mesafeyi ve dolayısıyla nakliye süresini hesaplanan süreden yarı süreye indirebilecek rotalara sahip olması nedeniyle Çin’in dikkatini çekmektedir.[5] Bu değerli özelliğinin yanı sıra ülkenin bölgede bulunan en “batılı” ülke konumunda olması Avrupa’nın Yeni İpek Yolu Projesine entegrasyonu sürecinde Gürcistan’ın değerini bir kat daha arttırmaktadır.[6] Aynı zamanda proje kapsamında Gürcistan’ın elinde bulundurduğu bir diğer ayrıcalık da, sahip olduğu jeo-politik konumun Çin’e getirdiği imtiyazdır. Çin, Gürcistan’ın sağladığı bu stratejik güzergâh sayesinde Çin-Avrupa transitinde Rusya’yı ekarte edebilme fırsatını elinde bulundurma potansiyeline sahip olabilmektedir.[7] Gürcistan’ın elinde tuttuğu bütün bu fırsatlar Çin ile derin olmasa da iyi ilişkiler kurmasına olanak sağlamaktadır. Bu doğrultuda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler 2016 yılında 717 milyon dolara ulaşmış ve Çin, Gürcistan’ın üçüncü büyük ticaret ortağı olmuştur.[8] İki ülke arasında imzalanan ve geçtiğimiz günlerde yürürlüğe giren Serbest Ticaret Antlaşması da bu ilişkileri pekiştirerek 1.4 milyar müşterili Çin pazarına Gürcü mallarının %94 oranında vergiden muaf tutularak girmesine olanak sağlamıştır.[9]

Bütün bu bilgiler ışığında genelden özele doğru dikkatli değerlendirmeler isteyen bazı durumlar ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ilki; belki de Bir Kuşak Bir Yol girişimine karşı tavrı en merak edilen ülke Rusya’dır. Hâlihazırda Çin’in bu geniş projesi Rusya’nın Avrasya Ekonomik Birliği ile büyük ölçüde çakışmaktadır. Avrasya Ekonomik Birliğinde Rusya’nın beklentisi Sovyet mirasını yeniden canlandırarak bölgeye hâkim olmaktır. Ancak artık geçmişten farklı olarak Çin’in yanı sıra bölgeye nüfuz etmeyi hedefleyen bir AB bulunmaktadır. Bu noktada, her ne kadar Çin ve Rusya bu iki girişimin işbirliği içerisinde olacağını belirtmiş olsa da, oklar diğer taraftan Çin ve Batı işbirliğinin verimli olabileceğini göstermektedir. [10] Diğer taraftan Yeni İpek Yolu Projesinin, ABD’nin uyguladığı Marshall Planının bir bakıma Çin versiyonu olduğu yolunda eleştiriler de bulunmaktadır. 2015 yılında Çin Dış İşleri Bakanı Wang Yi’nin bu eleştirilere verdiği yanıt ise Bir Kuşak Bir Yol Projesinin jeopolitik bir araç olmaktan ziyade kapsamlı bir işbirliği olduğu ve Soğuk Savaş zihniyetiyle incelenmemesi gerektiği yönünde olmuştur. [11] İkinci olarak Çin’in Güney Kafkasya ile işbirliğinde bölge ülkelerinin birbirleri arasındaki sorunları karşısında Çin’in takındığı tutumdur. Çinli yöneticiler; Güney Osetya-Gürcistan-Rusya ile Azerbaycan-Ermenistan arasındaki “dondurulmuş çatışmalar”ı kendilerinin yaşadığı Tayvan deneyimine benzeterek anlayışla karşılanması gerektiği vurgulamaktadırlar. Aynı zamanda Ermenistan ve Azerbaycan ile olan çatışmalar özelinde Çin tarafından uygulanan politika ise, daha önce Ermenistan’a tedarik edilen silahların Dağlık Karabağ sorunu hassasiyetiyle iki ülkeyle de silah ticaretinin kesilmesi kararıyla kendi çıkarları için uyguladığı tarafsızlık politikasıdır.[12] Son olarak en özelde incelediğimiz Çin-Gürcistan ilişkilerinde dikkatle değerlendirmemiz gereken nokta ise Gürcistan’ın lojistik odaklı bir ülke olma konusunda duyduğu hassasiyetin doğru incelenmesidir. Yeni İpek Yolu Projesi odaklı düzenlemelerin yanında Gürcistan’ın göz önünde bulundurması gereken kendi somut-iç verileri bulunmaktadır. Özel sektörün zayıf rekabet gücü, düşük insan sermayesi, yüksek işsizlik oranı, artan enflasyon vb. göstergeler Gürcistan’ın ekonomik olarak sıkıntı içerisinde olduğunun kanıtı niteliğindedir. Bu doğrultuda projelerin gerektirdiği yatırımları gerçekleştirme yolunda finansman sıkıntıları yaşayan Gürcistan’ın en büyük beklentisi Bir Kuşak Bir Yol girişimindeki yatırımların bölgedeki ekonomik ve ticari faaliyetleri canlandırmasıdır.

[1] Strategic Comments, “China’s ambitious Silk Road vision “, http://www.tandfonline.com/loi/tstc20

[2] EPRC, “Georgia and China: Carry Away Small Stones to Move a Big Montain”, S.6, Ocak 2017, ss.17.

[3] M.P.Dijk, P. Martens, “The Silk Road and Chinese interests in Central Asia and the Caucasus: the case of Georgia”, MSM (Maastricht School Of Management), S.12, Ağustos 2016,  ss.(4-5).

[4] Mehmet, Öğütçü, “The South Caucasus Between integration and fragmentation”, Stratejik Araştırmalar Merkezi, Mayıs 2015, ss.104.

[5] Dijk, Martens, 2016, ss.3.

[6] EPRC, 2017, ss.9.

[7] Dijk, Martens, 2016, ss.5.

[8] Orhan, Gafarlı, “Gürcistan Çin ile nasıl daha iyi bağlantı kurabilir?”, http://chinaplus.cri.cn/opinion/opedblog/23/20171219/67052.html

[9] http://www.economy.ge/?page=news&nw=180&lang=en (22.01.2018)

[10] Ian Bond, “ Russia and China: Partners of Choice and Necessity?”, The Centre for European Reform. 2016.

http://www.cer.org.uk/sites/default/files/rpt_russia_china_8dec16.pdf

[11]China’s ambitious Silk Road vision” http://www.tandfonline.com/loi/tstc20 (22.01.2012)

[12] Öğütçü, 2015, ss.105.

* Süleyman Demirel Üniversitesi,Uluslararası İlişkiler Bölümü, Yüksek Lisans, dirensahinn@hotmail.com

Sodip Uyarı: Yazılar kişisel görüşleri yansıtır; kurumları bağlamaz.

About yazar

Buna gözatmalısın

VOSTOK 2018… RUSYA ÇİN İLİŞKİLERİNDE YENİ BİR DÖNEM

Dr. Ümit ALPEREN       İki yılda bir gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü Barış Misyonu, …