Ana Sayfa / Bölgesel Araştırmalar / AVRUPABİRLİĞİ ARAŞTIRMALARI / AVRUPA BİRLİĞİ BİRİMİ ECHO  GENEL YAPISI VE  İŞLEVSELLİĞİ “İnsani Yardım ve Sivil Koruma”

AVRUPA BİRLİĞİ BİRİMİ ECHO  GENEL YAPISI VE  İŞLEVSELLİĞİ “İnsani Yardım ve Sivil Koruma”

AVRUPA BİRLİĞİ BİRİMİ ECHO  GENEL YAPISI VE  İŞLEVSELLİĞİ

“İnsani Yardım ve Sivil Koruma”

Elif GÜRDAL*

1991 yılında Avrupa Topluluğunun birlik adını alması ve artık siyasal anlamda bütünleşmenin git gide öncelikli hale getirilmesi politikaları bahsi geçildiği gibi bireysel hakların iyileştirilmesini de söz konusu yapmıştır. Doğal afetler ve en önemlisi beşeri oluşan sorunlar, hak ihlalleri ve krizler yine beşeri faktörlerle giderilmeye çalışılmıştır. Bu konuda AB kendini sorumlu görmüş Avrupa kıtası dışına da sahip olduğu konumu kullanarak bağışlarda ve insani yardımlarda bulunmaya, sivil halkları güvence altına almaya çalışmıştır. AB üyesi devletleri dışında kalan sorunlu ve ihtiyaç sahibi ülkelere bu denli bir yardım yapılması AB’ye bir imaj da kazandırmaktadır ve üçüncü ülkelere yönelik yapılan yardımlar AB’ye uluslararası rol vermektedir. Tüm bunların kapsamında AB 1991 ekonomik ve parasal birliğe geçiş giderek derinleşirken insani yardım konusunda da girişimlerde bulunmuştur. ECHO (Humanitarian Aid and Civil Protection department of the European Commission/Avrupa Komisyonu İnsani Yardım ve Sivil Koruma Birimi) fikrinin 1991 yılında temeli atılmıştır. 1993 yılında resmi anlamda kurulun[1] departman, 1996 yılı tüzük kararları ile de hukuksal dayanağa kavuşmuştur. Böylelikle AB Komisyonuna bağlı insani yardım ofisi kurulmuştur.[2]

ECHO’nun resmi anlamda 1990’ların başında kurulması gerekliliği tesadüfi değildir. Soğuk Savaşın bitimi ve bunun dışından aynı döneme denk gelen felaketler zinciri bunu elzem kılmıştır. Saddam Hüseyin dönemi Körfez Savaşı, Bangladeş tufanı, İran’da yaşanan deprem, Afrika’da yaşanan kıtlık ve Avrupa’yı yakından ilgilendiren Yugoslavya İç Savaşı 1992 yılında ECHO’nun bir an evvel kurulmasını gerekli kılmıştır.[3]

ECHO, Komisyona bağlı bir alt birimdir. Dört farklı direktörlük birim halinde kendisi de alt birimler ile organize olmuştur. Bu direktörlükler:

  1. Acil durum birimi/Emergency Management
  2. Avrupa Doğu komşuluk ilişkileri ve Ortadoğu/Europe, Eastern Neighbourhood and Middle East
  3. Afrika, Asya, Latin Amerika, Karaip ve Pasifik/Africa, Asia, Latin America, Caribbean and Pacific
  4. Genel Meseleler Birimi/General Affairs olarak sıralanmakladır.

ECHO’nun dünya çapında çalışma alanı yayılmıştır ve 40 ülkede 48 ofisi bulunmaktadır. Çalışma ofislerin sayısı ülkeden ülkeye değişebilmektedir. Bu bölgesel yapı veya ülkenin durumuna göre yine ihtiyaç unsuruna göre belirlenmektedir. Bu sayede ihtiyacı olan bölgeye veya ülkeye fonlar ve bağışlarla destek sağlanarak krizler giderilmeye çalışılmaktadır. Komisyonun ECHO bağlantılı uzmanlık birimleri ilgili sorunlarda uzmanlık alanlarına göre faaliyet göstermektedir.[4] Gıda uzmanlık birimi gıda konusunda, sağlık uzmanlık birimi sadece sağlık konusunda müdahale etmektedir. Böylelikle sistematik bir yapı oluşturulmaya çalışılmıştır.

ECHO kuruluşundan beri iki ana ilke üzerinde hareket emektedir. İlki insani yardım kavramı ikincisi ise sivil korumadır. Ancak resmi yapılanma ve bu ilkeleri kurumsallaştırma ileriki süreçlerde olmuştur. İnsani yardım kurumsallaşma yapısı ECHO tarihi ile birlikte 1992’den beri temel ihtiyaçların krizlerden ve felaketlerden sonra karşılanması temelinde ilerlemektedir. Diğer yandan AB Sivil Koruma Mekanizması ise 2001 yılında oluşturulmuştur. Bu durumda bir ülkenin felaket sonrası ihtiyaç duyduğu yardım ve destek bu mekanizma tarafından sağlanabilmektedir. Bu mekanizmayı yardım için dünyanın herhangi bir ülkesi çağırabilir ve şimdiye kadar ise 200 üzerinde çağrı gelmiştir. 2014 ebola krizi, 2015 Nepal depremi ve Ukrayna Krizi bu çağrılara örnek olabilir.[5] 200 çağrı almalarının yanı sıra toplamda 300’ün üzerinde felakette yardımların uygulanmasında Sivil Koruma Mekanizması rol almıştır. 2015 Yunanistan orman yangınları da bunların arasındadır.[6]

AB Sivil Koruma Mekanizması bütün felaket türlerinde ayrım gözetmeksizin faaliyet sürdürmektedir. Savaş, mülteciler, salgın hastalık, sel ve hatta deniz kirliliği gibi farklı durumlarda sivillerin korunmasında etkili olmaya çalışmaktadır. AB’nin 28 üye ülkesinin hepsi bu mekanizmanın içerisindedir. Ayrıca, İzlanda, Norveç, Sırbistan, Makedonya, Karadağ ve Türkiye bu mekanizmanın içerinde olan ülkelerdendir. [7]

İnsani yardım ve sivil koruma ilkeleri 2010 yılında tek çatı altında toplanmıştır. ECHO bu anlamda bu iki ilkeyi tek bir merkezden uygulayabilen AB birimi olmuştur. Komisyondan bir komisyoner tarafından idare edilen ECHO 2014’ten beri ise Christos Stylianides tarafından yönetilmektedir.[8]

1996 yılında düzenlenen tüzük ile ECHO hukuksal dayanağına kavuşmuştur. İlk kuruluşunda insani yardım hedefinden olan ECHO, tüzüğün yayınlanması ile bunun kıstaslarının ne şekilde ve hangi koşullarda gerçekleşeceğini belirlemiştir. AB dışında yaşanan doğal afetlere, savaş yıkımlarına ve krizlere yönelik kapsam belirlenmiştir. Bu yardımların finanse edilme usulü de belirlenmiştir. Komisyon ECHO’ya bütçe ayırarak insani yardım müdahale yetkisi vermiştir. Zaten tüzüğün giriş kısmında da yardıma ihtiyacı olduğu kanaatine varılan ülkenin savaş veya doğal afetlerden kaynaklanan krizlerde mevcut otoritenin etkili bir yardım sağlayamaması durumunda insani yardım desteği sağlanabileceği ve bu konuda ECHO’nun yetkilendirildiğini ancak bunun ilgili üçüncü ülkenin işbirliği ve koordinesi ile gerçekleşeceğini belirtilmiştir. Yine bu konuda hükümet dışı kuruluşların ve diğer insani yardım örgütlerinin teşvik edilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.[9] Zira ECHO faaliyetlerini bu tür kuruluşların işbirliği ile yürütmekte ve finansman desteği sağlayarak bu kuruluşların faaliyet göstermesini beklemektedir.

Tüzüğün ilk bölümünde insani yardımın amaç ve prensipleri belirtilmiştir. Bu doğrultuda üçüncü bölümün ilk maddesinde amacın insani yardım olduğunu prensibin ise ayrımcılık yapılmaması olduğu vurgulanmıştır.[10] İkinci bölümde insani yardımın prosedürleri belirlenmiştir. Bu kapsamda faaliyetlerin finansmanının AB tarafından veya Komisyonun girişimleriyle üye devletlerin doğrudan bağışları ve hükümet dışı organizasyonların katkılarıyla yapıldığı belirtilmiştir.  AB’nin finansal katkısını Komisyon koordine etmektedir. Üçüncü bölümde, Komisyon acil durum vakalarında 10 milyon Euro’yu aşmayan bir bütçeye karar vermiştir. Öngörülemeyen insani ihtiyaçlarda ani doğal afetlerde finansman 6 ayı geçmeyecek şekilde 2 milyon Euro olarak belirlenmiştir.[11]

            ECHO’nun 1990’larda sağlamış olduğu finansal katkı ile ve komisyonun diğer insani yardım faaliyetleri ile bu durum Avrupa’yı en büyük insani yardım bağışçısı yapmıştır. Bu oran dünya insani yardımlarının %54’ünü oluşturmuştur. Bu miktarın üçte birini de ECHO tek başına oluşturmuştur. Bu oran 1996’ya oranla 1998’de gerileme göstermiştir.[12] 2016 ECHO bütçesi 1 milyar 504 milyon Euro olarak belirlenmiştir. Bu oran acil durumlardaki AB ECHO sorumluluğundan dolayı artış göstermiş ve öngörülen bütçenin fazlası ödenmiştir. Ödenen miktar ise 1 milyar 797 milyon 555 bin Euro dolaylarındadır.[13] Bu oranın eski bütçe miktarlarına bakıldığından her geçen yıl arttığı görülmektedir.

Lizbon Anlaşması ile yapılan düzenlemeler sonucunda kurucu anlaşmaların yeni adı Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Antlaşma adını almış ve bu anlaşmada dış insani yardım unsuruna da değinilmiştir. ECHO’nun hukuksal kapsamında da iyileştirmeler sağlamıştır. Bununla ilgili düzenlemeler Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Antlaşma’nın beşinci birliğin dış eylemi kısmının üçüncü başlığında üçüncü ülkelerle işbirliği ve insani yardım bölümünde yer almıştır. Anlaşmanın bahsedilen kısmında insani yardım unsurunda ayrımcılık yapmadan, tarafsızlık ve nötrlük ilkelerinin güdüleceği belirtilmiştir.  Ayrıca Birlik ile üye devletlerin insani yardım politikalarında eşgüdümlü hareket edeceği belirtilmiştir. Üçüncü olarak Avrupa Parlamentosunun ve Konseyin insani yardım politikalarında operasyon çerçevesini belirleyeceği belirtilir. Dördüncü olarak, AB’nin Birlik hukukuna uygunluğu olduğu sürece üçüncü ülkelerle her türlü anlaşma yapabileceği taaddüt edilir. Beşinci olarak, Komisyon ulusal düzeyde de etkinlik sağlanması amacıyla Birlik bazında olan ve üye devletler bazında olan etkinliklerin koordinasyonu sağlayacaktır. Altıncı ve son olarak birlik bu faaliyetlerin başta BM’nin ve diğer örgütlerin insani yardım politikaları ile eşgüdümlü olmasına öncelik verecektir.[14]

ECHO’nun üç farklı finansal kaynağı mevcuttur. Bunlardan ilki AB bütçesi, diğeri Avrupa Kalkınma Fonu ve son olarak Acil Yardım Rezervleridir. Sahip olduğu bu kaynakların dağılımda Acil yardım rezervleri ECHO’nun öngöremediği krizlerde kendi bütçesinde fon kalmadığı takdirde kullanılmaktadır. 1990’ların başında yukarıda da bahsi geçildiği gibi ECHO bütçesi artış göstermektedir. Hatta bu bütçe ona 1994 yılında en büyük bağışçı unvanını vermiştir.  Ancak fazla harcama ve iş yükü Komisyonun bu bütçede düşüşe gitmesine neden olmuştur ve böylelikle ECHO bütçesi 1999’a doğru düşüşe geçmiştir. Bu durum 1999’da yeniden ani bir artış göstermiştir. 820 milyon Euro’luk artış ile dikkatleri çekmektedir. Bu durum Kosova krizinden dolayı böylesine bir artışa neden olmuştur. Zira ayrılan bütçenin 400 milyonu Kosova’ya ayrılmıştır.[15] Bu süreçten sonra kademeli artan ECHO bütçesi, ECHO’yu güven arz eden ve profesyonelleşen bir kurum haline getirmiştir.

ECHO geliştirdiği bu hukuksal çerçeve ile sahip olduğu finansman kaynaklarını doğrudan ilgili ülkeye veya bölgeye göndermemektedir. Bunun için operasyonel ortaklar seçmektedir. Bu açıdan hükümet dışı kuruluşların faaliyetleri ayrı bir önem kazanmaktadır. İnsani yardım amaçlı hükümet dışı kuruluşlar ECHO sponsorluğunda daha etkili olabilmektedirler. Bu konuda ECHO’nun otoritesinin azalabileceği eleştirileri yapılmasına karşılık Komisyon bunun hukuksal dayanaklar çerçevesinde yapıldığını dolayısıyla ECHO’nun dolaylı katkısının ilgili hükümet dışı kuruluşa olabildiğince geniş bir yetki vermediğini aksine sadece eşgüdüm için daha işlevsel olduğu savunmaktır. ECHO insani yardım kapsamını belirlemekte ardından bu tür aracı kuruluşları ihtiyaç sahibi bölge veya ülkeye teşvik etmekte ve anlaşmalar çerçevesinde yardım akışını sağlamaktadır. Yani ECHO belirli yardım türüne göre bütçeyi ayırır, ardından ihtiyaç sahibi ülkeyi belirler ve bu fonu diğer kuruluşlar vasıtasıyla eşgüdümlü çalışarak o bölge veya ülkeye ulaştırır.[16] Bu durum ECHO’nun operasyonel yapısını göstermektedir. Böylelikle sadece kurum bazında değil tüm Avrupa’yı ve dünya örgütlerini etkili kılmaya çalışmaktadır.

ECHO değindiğimiz gibi faaliyetini gerçekleştirirken aracı kuruluşlar ile işbirliği yapmaktadır. Yani, kendisi idari anlamda etkilidir fakat uygulamada amaçlarını uzmanlaşmış, uluslararası ya da ulusal aracı kuruluşlar ile yapmaktadır. Örneğin bu kapsamda bir ülke veya bölgeye yardım yapılması kararlaştırılmış ise önce o konuma ne şekilde ulaşılacağı tespit edilir. Mevcut ülkenin bu konuda etkili ve başarılı bir kuruluşunun olup olmadığına bakılır ve eğer varsa bu kuruluşla bir ikili anlaşma imzalanarak fon aktarımı sağlanır ve bu fonun etkin kullanılması için denetlemeler yapılır.

Komisyon doğrudan etkin olmadığı için farklı ortaklık türleri oluşturmuştur ve bunlar anlaşma şartlarına göre sınıflandırılmıştır.  Neredeyse 200’ün üzerinde ortak kuruluş vardır. Bu ortaklar BM ajanslarından, Kızıl Haç örgütünden, Kızılay’dan,  uluslararası organizasyonlardan, Hükümet dışı kuruluşlardan oluşmaktadır. İnsani organizasyon için Çerçeve Otaklık Anlaşması, Kızılhaç için Çerçeve Ortaklık Anlaşması, Uluslararası Organizasyonlar için Çerçeve Ortaklık Anlaşması, BM için Mal ve İdari Çerçeve Ortaklık Anlaşması ECHO’nun ikili anlaşmalarındandır.[17]

ECHO ortaklara yukarıda anlatıldığu gibi finansal kaynak sağlamaktadır. Bu sağlamış olduğu fonların %50’nin üzerindeki oranı Avrupa’daki hükümet dışı kuruluşlara gitmektedir. Bu kuruluşlar bu mali desteği üçüncü ülkelerdeki krizlere yardım amacıyla kullanmaktadır.[18] Buradan da anlaşılacağı üzere üçüncü bir aracı kurum veya kuruluş ile fon aktarımının hedefe ulaşması beklenmektedir.

Operasyonel ortakların belirli kıstasları olmak durumundadır. Başarılı bir yönetim ve ulaşım imkânı olmalıdır. Hızlı kalite sunabilen ve uygun maliyet ile faaliyet gerçekleştirebilmelidir. Bu bakımdan ECHO insan hakları konusunda etkin çalışabilmek ve kendini uluslararası arenada verimli temsil edebilmek için partnerlerini seçmekte hassastır. Partnerlerinin, yani operasyonel ortaklık anlaşması yaptığı kuruluşların kalitesinde ve operasyonel sorumluluğun kalitesinde daha iyi verim sağlayabilmek için ön seçim yapmakta ve yıllık değerlendirmelere tabi tutmaktadır. Uygun maliyetle yanıt verebilen, en iyi yönetim ve gözetime sahip olma konusunda kriterleri de içermektedir. Partnerler ECHO’nun insani yardım kuruluşları havuzundan bu kriterler çerçevesinden seçilmektedir. Hızlı takip prosedürüne uygunluğu ve insan haklarına etkin yanıt verebilme açısından hızlı müdahalede bulunabilme koşulları öncellikli aranan özellikler arasındadır.[19]

ECHO fon sağladığı ve anlaşma yaparak seçtiği bu partnerlerin operasyonel ortaklıklarındaki verimliğini denetime tabi tutmaktadır. Daha doğrusu sağladığı fonun verimli kullanıp kullanmadığını takip etmektedir. Bu bakımdan hem üye devletlerin talebi üzerine hem de kendi kurumsal isteği ile ECHO insani yardım operasyonlarını ve gidişatını hatta sonuçlarını takip edip denetleyebilir. Bunun için 1996 tüzüğü ile yasal dayanak kazana ECHO faaliyetlerinin bu denetimsel mekanizması belirlenmiştir. Ayrıca komisyon sağladığı finansal kaynağın sonuçlarını da denetleyebilir. Bu bakımdan şeffaf bir mekanizma oluşturulmaya çalışılmıştır. [20]

Komisyon üye devletlerden sağladığı bütçe ile elde etti maddi gücü ECHO bütçesine aktarmakta ve inisiyatif kullanarak bu dağılımın oranına ve talebine karar verebilmektedir.[21]  Yani, Komisyona bağlı bir birim olarak çalışan ECHO, bütçesini Birliğin Komisyona aktardığı paydan almaktadır. Ayrıca, Komisyon kendi faaliyetleri ile üye devletlerarasındaki yakın koordinasyonu teşvik etmek için gerekli tüm önlemleri alabilir, karar verme sürecinde etkin rol alabilir. Bu, 1996 İnsani Yardım Tüzüğünde Komisyonun görevlerinin belirlenmesinde vurgulanan maddeler arasındadır. Üye devletlerin insani yardım konusunda bilgi alışverişi yine Komisyonun aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Komisyon, AB’den sağlanan bütçeyi koordine etmek ve uluslararası kuruluşlara operasyonel anlamda uygulanması için aktarma görevindedir. Bu kuruluşların başından Birleşmiş Milletler ve onun uzmanlaşmış alt birimleri gelmektedir. AB ve üçüncü ülkeler ile insani yardım konusunda işbirliğini ve eşgüdümlü hareketi sağlamak komisyonun ECHO aracılığı ile yaptığı en önemli rollerdendir.[22] Komisyon, o yıl boyunca bütçenin aktarıldığı faaliyetlerin bilgisini içeren bir rapor hazırlar ve ECHO’nun finansal özetini böylelikle yıllık olarak Parlamento ve Konsey’e sunar.[23] Tüm bu somutlaşmış görevlendirmeler Komisyonun faaliyet alanını belirlemektedir ve 1992’den beri yapılanmasını güçlendirmeye çalışan ECHO’nun Komisyon altında yer alarak AB imajını ve uluslararası rolünü güçlendirmeye çalışmasını göstermektedir. Bu faaliyetlerin uygulaması BM gibi diğer örgütlerle sürdürüldüğünden ECHO faaliyetleri tam anlamıyla kendini ön planda tutamasa da Komisyonun bu konuna girişimlerde bulunduğu ve büyük oranlarda Birlik bütçesinden ECHO’ya pay ayırdığı gerçeğini değiştirmemektedir.

ECHO’nun faaliyetlerini uyguladığı durumlar genelde acil durumlar ve krizler olduğu için karar alma süreci ve bu konuda Komisyonun rolü önemlidir. Zira karar alma sürecinin hızlandırılması ve Komisyonun yetkilendirme rolü ön plana çıkmaktadır. Doğal afetler sonucunda anında müdahale birçok canı kurtarabilir, salgın hastalıkların önüne geçebilir. Temel ihtiyaçların mağdurlara ulaşımı hızla sağlanabilir olması için resmi prosedürlerin hızlı bir şekilde oluşturulması gerekmektedir. Bu açıdan Komisyon ECHO’ya bazı kısıtlamalarla birlikte yetkilendirmeler vermiştir. Bu durumdan duruma ve krizin çeşidine göre değişmektedir.

Hızlı Takip Prosedürü ECHO’nun fon aktarımı hızla ihtiyaç alanına ulaşmasını hedeflenmektedir. Bu açıdan ECHO Genel Müdürü aniden ortaya çıkabilecek krizlerden belirli sınırlar olmak kaydıyla doğrudan yetkilendirilmiştir. Şöyle ki, aniden oluşan krizlere hemen yanıt verebilmek için 24 ile 48 saat arasında ve 3 ay süre ile kullanılabilecek karar yetkisi anlamına gelmektedir bu. Bu karar yetkisinin bütçesi de en fazla 3 milyon Euro’dur.

1999 yılındaki ECHO’nun karar alma sürecinin uzun olması ve bunun da aniden ortaya çıkan krizlerde sorunlara neden olduğunun kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla 2001 yılında hızlı takip prosedürü / fast-track procedure tanımlanmış ve koşulları belirlemiştir. Böylelikle yukarıda bahsi geçen şartlar ile ECHO yetkilendirilmiş ve süreç hızlandırılmaya çalışılmıştır. Bu şartlardan biri de bu karar alma prosedürünün ani oluşumu itibari ile doğal afetlerde kullanılmasının öngörülmesidir.[24]

Yetki Prosedürü Komisyon üyesine verilen en fazla altı aylık bir yetkilendirmedir. Buna göre en fazla altı ay içerisinde kullanılabilecek ve en fazla bütçe de 30 milyon Euro olabilecektir. 30 milyon Euro’luk yetki acil durumları kapsarken ayrıca 10 milyonluk bir yetki de acil olmayan durumlarda kullanılabilecektir. Bu yetki Komisyonda bir danışma sürecini içermekte olduğundan hızlı takipten daha uzun bir aşamayı gerektirmektedir. Eğer ki 10 milyon Euro’yu aşan bir acil durum söz konusuysa ve 2 milyonu aşan acil olmayan durum söz konusuysa İnsani Yardım Komitesinde üye devlet temsilcilerinin de onayı gerekmektedir.[25]

Yazılı Prosedür ise acil olan durumlarda en fala 30 milyon Euro ve acil olmayan durumlarda 10 milyon Euro’luk bir sınır öngörmüştür.  Bu bütçe kullanım yetkisinin Komisyon üyeleri ve İnsani Yardım Komitesi tarafından onaylanması gerekmektedir.[26]

ECHO sadece acil olan ve aniden ortaya çıkan beşeri veya doğal krizlerde etkinlik göstermemektedir. Uzun zaman olumsuz koşullara neden olan krizler de ECHO’nun ilgi alanındandır. Unutulmuş krizler ECHO gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. Daha doğrusu bu krizleri yeniden gündeme getirip güncel sorunlar ile eş değer tutarak ortadan kaldırma ve mağdurlara yardım etmede küresel aktörleri teşvik etmeye çalışmaktadır. Unutulmuş krizler ECHO’ya göre önemli derecede bir nüfusu etkileyen ve ciddi durumlar olan fakat yeterli uluslararası yardımı alamayan ya da hiç almayan krizlerdir. Hatta bu konuda medyanın düşük ilgi, alakası ve bağışların olmaması bu krizlerin gündemden düşerek çözümlenemeyen kronik bir hal almasına neden olmaktadır.

ECHO faaliyet alanlarını seçerken de bir takım öncelikleri göz önüne almaktadır. Bunlardan ilki ihtiyaç temelli yaklaşımdır. Bu bakımdan insan hakları ve insanca yaşam temelli bakış açısıyla ECHO yardım yapacağı bölge veya ülkede temel ihtiyaçların karşılanmadığı durumların istatiksel değerlendirmelerini yapmaktadır. Bu verileri yine BM gibi kuruluşlardan, hedef ülke verilerinden ya da AB’nin diğer kurumlarının verilerinde elde etmektedir. En çok insani yardıma ihtiyaç duyan ülke belirlenir bunu yaparken de yine unutulmuş krizler göz önünde bulundurulmaktadır. Yani ilk kıstas ihtiyaç temelli yaklaşım olurken diğer kıstas kronikleşen unutulmuş krizlerin unutulmuş ihtiyaçları olmaktadır. Bu kıstas belirlemesi 2001’den beri ECHO ilkelerinde yer almakta 2005’te ise tam anlamıyla ECHO kriterlerinde yer edinmektedir. Özetle temel ihtiyaçların ve insanca yaşamın yoksun olduğu ülkeler hesaplamalar ile belirlemekte o ülkenin yoksulluk, işsizlik gibi istikrarsız koşulları göz önünde bulundurulmakta ve dünya üzerinde diğer benzer durumlarla kıyaslandığında önceliğin hangisi olacağı uzman ekiplerce netleştirilmektedir.[27]

ECHO’nun sağlamış olduğu insani yardım programları bazen AB üyesi devletlerce ya da diğer üçüncü ülkeler tarafından eleştiriye maruz kaldığı da görülebilmektedir. AB genel politikaları itibari ile kimi durumlarda siyasi çıkar güttüğü tartışmalar da sıkça uluslararası ilişkilerin önemli meselelerinden biri olmaktadır. Bu bakımdan AB’nin insani yardım ve sivil koruma ofisi olan ECHO özellikle yardım yapılacak ülkelerin belirlenme kıstaslarında siyasi çıkar taşımakla suçlanmakta bu kararların AB menfaati olacak durumlarda ele alındığı ya da aksine alınmadığı tartışmaları yapılmaktadır. Üye devletler AB’nin güvenlik, siyasi ve ekonomik anlamda çıkarına hizmet edilmesi gereken yardım faaliyetlerinin yönlendirilmesinde bazı durumlarda baskı yapabilmektedir. ECHO bu gibi tartışmalarda insani değerleri ön planda tutmaya çalışıp kimi durumlarda üye devletlerin baskılarına direnmeye çalışmaktadır. Bağışçı konumunda AB üye devletlerden kimisi sağladığı fonların ülke çıkarlarına yönelik kullanılması yönünde Birime baskı uygulayabilmektedir. Bu gibi durumlar yardımların etkin ulaşımını olumsuz etkileyebilmektedir.

* Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktora Öğrencisi. elfgurdal@gmail.com

 

SoDip Uyarı: Yazılar kişisel görüşleri yansıtır; kurumları bağlamaz.

 

[1] Karin Arts and Anna K. Dickson EU Development Cooperation: From Model to Symbol, Manchester University Press, Manchester and new york, 2004, s.87

[2] Council Regulation (EC) No 1257/96 of 20 June 1996 concerning humanitarian aid.

[3] Avrupa İnsani Yardım Mutabakatı-Europa, ec.europa.eu/echo/files/aid/countries/factsheets/…/consensus_tr.pdf.

[4] Humanitarian Aid and Civil Protection, http://ec.europa.eu/echo/who/about-echo/field-network_en. Erişim 25.04.2017.

[5] Humanitarian Aid and Civil Protection, http://ec.europa.eu/echo/what/civil-protection_en. Erişim 25.04.2017

[6] ECHO Factsheet – Humanitarian Aid and Civil Protection – October 2016.

[7] ECHO Factsheet 2016.

[8] European Civil Protection and Humanitarian Aid Operations, http://ec.europa.eu/echo/who/about-echo_en.

[9]Council Regulation (EC) No 1257/96 of 20 June 1996 concerning humanitarian aid

[10] Council Regulation (EC) No 1257/96, Chapter 1

[11] Council Regulation (EC) No 1257/96 Chapter 3

[12] Karin Arts and Anna K. Dickson, s.87

[13] 2016 Adopted ECHO Budget, http://ec.europa.eu/echo/sites/echo-site/files/2016_budget.pdf.

[14] Official Journal of the European Union, Volume 53, 30.03.2010, Consolidated Versions of the

Treaty on the Functioning of the European Union, 2010/C 83/01, m.214.

[15] Jan Orbie, Europe’s Global Role: External Policies of the European Union, Ashgate Publishing, England, 2008,s. 111

[16] Jan Orbie, s.111

[17] European Commission/ Humanitarian Aid&Civil Protection, http://dgecho-partners-helpdesk.eu/partnership/start.

[18] Jan Orbie, Helen Versluys, P.19.

[19] Evaluation of DG ECHO’s Legal Framework for Funding of Humanitarian Actions (FPA 2008),

 ECHO/ADM/BUD/2011/01211,  29 June 2012, p.73-74

[20] COUNCIL REGULATION (EC) No 1257/96, madde 18.

[21] Council Regulation (EC) No 1257/96, Article 6.

[22] Council Regulation (EC) No 1257/96, Article 10.

[23] Council Regulation (EC) No 1257/96, Article 19.

[24] Helen Versluys, Explaining Patterns of Delegation in EU Humanitarian Aid Policy, PERSPECTIVES 28/2007 , p.69.

[25] Jan Orbie, Helen Versluys, Theorizing EU Humanitarian Aid Policy, Paper for the Third Pan-European Conference on EU Politics21-23 September 2006, İstanbul, P.12.

[26] Jan Orbie, Helen Versluys, P.12.

[27] EUROPEAN COMMISSION DIRECTORATE-GENERAL FOR HUMANITARIAN AID – ECHO, ECHO Aid Strategy 2005, 22/12/2004.

About admin

Buna gözatmalısın

İSRAİL’İN ARAP BAHARI SONRASI SURİYE POLİTİKASI

USTAD Orta Doğu Analisti Hasan Mesut Önder ve Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. …

Bir Cevap Yazın